Bağlantılar

• Anasayfa

• Profilim

• Felsefe
• Siirler
• Dünya Edebiyati
• Veciz sözler
• Resimler
• Türk Edebiyati
• Sarki Sözleri
• Bilgi/Dagarcik
• Mitoloji
• Fikir Kirintilari

• İstatistikler

Arkadaşlarım
 • amandaaman
 • ayfer
 • siiradami
 • BaySiir
 • siirgezegeni
 • sevilayyorulmaz
 • azadjiyan
 • sairim
 • __YILDIZ__
 • siirburda


İstatistik
Hit
:
10480




YENİ TÜRK ŞİİRİ NAZIM BİÇİMLERİ

Yeni nazım biçimleri, Türk edebiyatında ilk kez, Tanzimattan sonra yavaş- yavaş görülmeye başlamıştır. Biçim yönünden asıl önemli başarıyı sağlayan Servet-i Fünûn şairleri, Batıdan yeni nazım biçimleri alarak, eskileri tümüyle bırakmışlardır.Yeni Türk şiiri nazım biçimlerinin genel özelliklerini şu şekilde özetleyebiliriz:

• Bir nazım biçimi, değişik sayıda dizesi olan bentlerden oluşabilir.
• Anlam yönünden bentler arasında sıkı bir bağ vardır ve bentlerin yeri değişmez.Bu da şiirde konu birliğinin ve plan düşüncesinin olduğunu gösterir.Ayrıca her şiirin, konuyla ilgili bir adı vardır.
• Şiirde konu birliğinin sağlanmasıyla, şiirin sonunda adını söylemesi yersiz olacağından, şairin mahlası bulunmaz.
• Yeni Türk şiirinde, nazım birimi beyit ya da dörtlük değil, dizedir.

DÜZENLİ NAZIM BİÇİMLERİ
Daha önce Türk edebiyatında bulunmayan bu biçimler, ilk kez Servet_i Fünûn şairlerince Batı edebiyatından alınarak Türk edebiyatına sokulmuştur.Servet-i Fünûn ve Fecr-i Âtî dönemlerinde çok sevilen ve fazlaca kullanılan sone, triyole, terza-rima (örüşük uyak) biçimleri, sonraları yavaş-yavaş geçerliliğini yitirmiş ve unutulmuştur.Bu yeni nazım biçimleri arasında, Cumhuriyet dönemi edebiyatında ve sonrasında en çok sevilen ve kullanılanlar çapraz uyak, sarma uyak ve düz uyaktır.

1) SONE : Sone ,14 dizelik bir nazım biçimidir.İlk 2 bendi dörder, son 2 bendi üçer dizelidir.Sone, önceleri İtalyan edebiyatında kullanılmış, oradan Fransız edebiyatına geçmiştir.Bütün Avrupa edebiyatlarında olduğu gibi Türk edebiyatında da soneye oldukça rastlanır. Bu biçim lirik konulara elverişli olduğundan, çok sevilmiş ve tutulmuştur.
1.Tip Sone: a b a b -- c d c d – e f f – e g g
2.Tip Sone: a b b a -- c d d c – e f f - e g g
3.Tip Sone: a b a b – c d c d – e e f – g g f

2) TRİYOLE : 10 mısralı nazım biçimidir.ilk parçada 2 mısra, ikinci ve üçüncü parçalarda ise 4’er mısra vardır.İlk mısra, ikinci bendin sonuna, ikinci mısra ise, üçüncü bendin sonuna eklenir.Şiirdeki bütünlük, bu kafiye sistemiyle sağlanır.
A B – a a a A – b b b B

3) SERBEST MÜSTEZAD:Müstezadın daha özgürce kullanılmış biçimidir.Nazım nesre yaklaştırılmıştır;belli bir kafiyeleniş görülmez.En uzun mısra hangi aruz kalıbıyla söylenmişse, diğerleri de aynı ölçüde söylenir.

4) SARMA UYAK : 4 mısralık bentlerden oluşur.Bent sayısı sınırsızdır.Bentlerin ilk ve son mısraları kafiyelidir.Her çeşit konuya uygun düşen bir biçimdir.Kafiye düzeni:
a b b a – c d d c – e f f e ….

5) ÇAPRAZ UYAK: 4 mısralık bentlerden oluşur.Servet-i Fünûn şairleri tarafından en çok kullanılanlardan biridir.Konu sınırlaması olmamasına rağmen, daha çok lirik konular işlenmiştir.Kafiye düzeni:
a b a b – c d c d – e f e f ….
6) TERZA-RİMA (ÖRÜŞÜK UYAK) :


Terza-rima, ilk kez İtalyan edebiyatında kullanılmış bir biçimdir.Fransız edebiyatında da yaygın olarak kullanılan biçimler arasındadır.Bizde Servet-i Fünûn edebiyatı döneminden sonra denemiş, yaygınlaşmadan bırakılmıştır.

Terza-rima, 3 mısralık bentlerden oluşur.Bent sayısı sınırlı değildir. En sonda müstakil bir mısra bulunur ve anlam ordadır. İlk üçlükte, birinci ve üçüncü mısralar kafiyelidir.İkinci üçlükten sonra her üçlüğün orta mısrası, arkasından gelen üçlüğün birinci ve mısralarıyla kafiyelenir.En sondaki tek dize de, kendinden önceki üçlüğün orta dizesiyle kafiyelidir.Buna göre kafiye düzeni şöyle olur:

a b a – b c b – c d c – d e d …e

asagida iki siir örnek
___

SOKAK FENERİ

Ölü bir camdan ağlayan korku a
İniyor serseri ve boş geceye; b
Kaldırımlar bütün sükût, uyku… a

Her duvar, her kovukta şimdi niye b
Bir büyük göz niyâz eder, ağlar c
“Bitsin artık bu gizli şüphe!” diye? b

Korkarım…Saklanır heyûlâlar c
Bana der: “İşte bir saife oku,

* * * Kaynak:
www.odevarsivi.com
___

YANILGI

Bahtıma hicran yeli deli esiyor deli.
Kader, bildim bileli sevda dağı körduman;
Dorukları çileli, aşılmıyor sarp beli!

Başlangıcı hileli aşkından medet uman,
Ben kendim dilemedim ecelimi sen çağır!
Feryadımda asuman sensin buna göz yuman!

Bir ömür silemedim nasıl yanmasın bağır?
Kaşlar hilâl boy elif men aşka durdun kader.
İnmeden bilemedim, sence hangisi ağır?

Ecelin eli hafif... Sen başka vurdun Kader!

Kaynak:

www.antoloji.com/İrfan_Yılmaz

GÜLÜN ÖZLEMİ
(TRİYOLE)

Yıllar var ki hasretim senin melek simana,
Yüzün bana yasaklı her şeyin farkındayım!

Bin dereden su gelse halimden belli mânâ:
Yıldırımlar yağıyor sığındığım limana!
Dilimde tüy biterken sen gelmedin imana;
Yıllar var ki hasretim senin melek simana!

Hüzünlü notalarda, yakıcı şarkındayım;
Akan ömür nehrinin insafsız arkındayım,
Rüyalarımda bile, feleğin çarkındayım;
Yüzün bana yasaklı her şeyin farkındayım!

Dr.İrfan Yılmaz

___________________
triyole(örnek)

yüzünde hasta-i sevdâ gibi melâlet var,
nedir bu hâl-i perişanın ey hilâl-seher?

sabâh-ı feyz-i bahâride mübtesem ezhâr
çemen çemen mütemevvic nesîm-i anber-bâr:

niçin? ben anlamadım kimden etsem istifsâr?
yüzünde hasta-i sevdâ gibi melâlat var!

dem-i seherde yanında şu parlayan ahter
hazan içinde solan bir çiçek gibi dil-ber

sürûr fec ile şâdân iken bütün yerler,
nedir bu hâl-i perişanın

Not : internet alinti

* * *

Edebî şiir örnekleri - 3: BALAD


UNUTULMAYAN

Gündüz hayal gece düş deminde akla gelen,
Bir periyi andıran,
Senin melek simanı gülüm hiç unutmadım!
Bulutlara yaslanıp, gökyüzüne yükselen;
Güneşi kıskandıran,
Senin melek simanı gülüm hiç unutmadım!

Ömre bedel saydığım yedi gün yedi gece,
Anılarda gizlendi.
Hicran bestelerine gam yüklendi her telden,
Afsız hükmün kalemi beni buldu sadece,
Çaresizce izlendi,
Fermanımı yazarken, bir şey gelmedi elden!

Yağmuru düşlemiştim düşerken yollarına,
Bir kar yağdı, bir dolu.
Her adımda önüme kümelendi körduman.
Menzilini bilmeden atıldım kollarına;
Düştüğüm sevda yolu,
Çilelerime özdeş uçsuz bucaksız umman!

Dönmeyen sevgilinin yasını bağlayanlar,
Ne ölüydü, ne diri.
Bir serabın peşinde sayısız umut söndü.
Küsüp toprağa sızdı, kurudu çağlayanlar,
Teker teker her biri.
Zümrüt renkli yamaçlar, Fîzan Çölü'ne döndü!

Rabbim, Mahşer'de gülsün: Dünya'da ağlayanlar!
 

İrfan Yılmaz

 
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

üç uzun bir kısa bendden oluşan batı edebiyatı nazım türü. uzun bendlerin dize sayısı 6-10 arasında değişir. kısa bend ise 4-5 dizedir. bu bend tanrıya, krala, prense ithaf bendidir. her bendin sonundaki mısra bir tür nakarattır. masal ve hikaye niteliğindeki bendleri ele alıp işleyen, kısa ve hikayesi olan şiirlerdir.



Yorum ( 0 )
Hit:473
14.01.2008 00:27:45
Tavsiye: 0
Kategori: Türk Edebiyati

Arkadaşına Gönder:
Kimden Kime  



yorum yapılmamış :(


Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız. ( Üye olmak için tıklayın. )

Üyeyseniz giriş yapmak için tıklayın.